Başlık kimseyi yanıltmasın; mutluluk, dünya üzerindeki hemen hemen herkes için en göreceli kavramlardan biridir. Girişimciler açısından ise küçük bir istisna oluşturabilir. Fikirlerini iş modeli haline getirdikten sonra tüm mesaisini işlerine ayıran girişimcilerin her şeyi yolunda götürmek için oldukça fazla efor harcaması gerektiğini söyleyebiliriz. Peki zor bir işe yeltendiği tüm insanlık tarafından kabul edilen girişimcinin, mutlu bir girişime sahip olması için uygulaması gereken bir formülden söz edebilir miyiz? Girişimcinin eline aldığı bir stratejik karar kitabı dışında başvurabileceği bir adres yok mudur?
Bu sorulara evet cevabını vermeden, her girişimcinin kendi listesini yapabileceğini de belirtmekte fayda var.
Başarısız olmaktan korkmayın
Eğer başarısız olmaktan korkuyorsanız, şu ana kadar aldığınız yol bile tesadüften ibaret olabilir. Belki girişiminizin yol haritasını çıkaran fikri istisna olarak değerlendirebiliriz ancak atacağınız her adımın başarısızlıkla sonuçlanma ihtimalini gereğinden fazla göz önünde bulundurmak, bu düşüncenizin gerçekleşmesine neden olabilir. Daha yalın bir ifadeyle, kafanızda sürekli en kötü senaryoyu yazarsanız, o senaryonun başrolünü oynamanız işten bile değil.
En başarılı girişimcilerin, daha önce başarısızlıktan ders almış olma ihtimalini ciddi anlamda göz önünde bulundurabilirsiniz. Birçok başarı hikayesinin girizgah bölümü de bu başarısızlıklarla yazılmıştır. İster melek yatırımcı isterse risk sermayederi olsun girişiminize finansal destek sağlayan kişiler, aynı zamanda girişimciye yatırım yapmaktadır. Dolayısıyla kendinize ve girişiminize olan güveniniz; projenizin, gerçekleşmeyen milyonlarca fikrin arasından sıyrılmasını sağlayacaktır.
Ne istediğinizi bilin
Kişisel gelişim kitapları ve konferansları sürekli kişinin ne istediğini bilmesinden bahseder. Belki birçok insan için kariyer planlaması dışında faydası dokunmayan bu kavramın, girişimci açısından katma değeri oldukça fazladır. Çünkü ne istediğini bilen girişimci, girişiminin gelecekteki yerini konumlandırmış olur. Yatırımcıyla olan ilişkisini de profesyonel bir çizgide ilerlemesini sağlayan bu tutum, fikrin bir iş modeli halini aldığında geleceği noktayı belirler.
En basit formülüyle, kendinize bir hedef oluşturun. Bu hedefi yazın, gerekirse görselleştirin. ”Evrene mesaj yollayın o da size geri döner” gibi bir naiflikten bahsetmiyoruz elbet ancak girişiminizi ve sizi ilerlediğiniz yolda hedefe ulaştıracak adımları belirleyin ve ona göre hareket edin.
Açık fikirli olun
Daha önce hiç uygulanmamış bir fikriniz olabilir ya da uygulanmış bir projeyi müthiş bir bakış açısıyla yeniden düzenliyor olabilirsiniz. Başarısız olmaktan korkmuyor, kendinize yeteri kadar güveniyor da olabilirsiniz. Ancak bunların hiçbiri mükemmel bir iş yaptığınızın kanıtı değildir. Adı üstünde girişimci, alandaki boşluğu görüp ondan faydalanan kişidir. Fakat hali hazırda o sektörde bulunanların, sizden daha çok konuda doğruya sahip olma ihtimalini unutmamanız gerekir. O yüzden girişiminize gelen olumsuz eleştirileri kişisel algılamayıp, size değer sağlayacak fırsatlar olarak görün. Hatta eksik olduğunu düşündüğünüz noktalarda danışmanlık yardımı alın. Sonuçta her şeyin yolunda gitmesi için kendinizi bir takım oyununun içinde bulmanız ve ekip olarak ilerlemeniz gerekecek.
Girişiminize zaman ayırın
İş modelini geliştirmeye başladıktan sonra yatırımcı ve tüketiciyle geçirdiğiniz vakit, gününüzün çoğunu kapsayabilir. Zamanı geldiğinde bitirilmeyen işler, girişiminiz adına tehlike çanları anlamına gelmekle birlikte enerjinizi düşürebilir. Kendinizi başkalarının belirlediği saatlerde toplantılarda bulmaktansa, kendi takviminizi oluşturun. Herkesi memnun etmek gibi bir lükse sahip olmadığınızı kabul edip, kendi önceliklerinize zaman ayırın. Hatta iş hayatı dışında, haftanın bir gününü yapmaktan çok hoşlandığınız etkinliklere ayırın.
Neden girişimci olduğunuzu unutmayın
Bir girişimin, özellikle dijital dünyaya ait olanlar girişimlerin genel hatlarıyla farklılık yaratması, inovatif olması, bir soruna yönelik ve kullanıcı dostu olması gereklidir. Dolayısıyla girişimcinin, para kazanmak dışında – girişimciliğin kısa yoldan zengin olmak için yanlış adres olduğunu belirtelim- üretmesi gereken bir katma değer olmalıdır. Yönetici ya da lider olmaktan hoşlanmadığınızı düşündüğünüzde, kriz anlarında hatta hayatınızın monotona bağladığını hissettiğinizde dahi, sizi girişimci kılan sebepleri unutmayın.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder